Ceyhan; “MEB okulların fiziki koşullarını, donanım sorunlarını, öğretmen açıklarını kapatmadan okulları tamamıyla birer ticarethaneye dönüştürecek projeleri hayata geçirmek istemektedir.” Eğitim Sen Serik Temsilcisi Hüseyin Ceyhan, son günlerde gündemde olan “Okullar Hayat Olsun Projesi” ile ilgili bir açıklama yaptı. Ceyhan açıklamasında şunları söyledi; “Milli Eğitim Bakanlığı “Okullar Hayat Olsun Projesi” ile okulları akşam saatlerine kadar çocuklarımıza ve vatandaşlarımıza açacağını bildirmiştir. Projenin süslü adından da anlaşılacağı üzere “Okullar Hayat Olsun Projesi” okulun içindeki hayatı görmemekte, orada yaşanan sorunlara çözüm üretme gibi bir derdi taşımamakta ve sadece okulları birer ticarethane haline getirmek isteyen programın amacına hizmet etmektedir.
Proje ile okullardaki konferans salonları, çok amaçlı salonlar, spor salonları ve malzemeleri, kütüphaneler ve bilişim sınıflarının halkın kullanımına açılacağı amaçlanmaktadır. Üstelik MEB okulların fiziki koşullarını, donanım sorunlarını, öğretmen açıklarını kapatmadan okulları tamamıyla birer ticarethaneye dönüştürecek projeleri hayata geçirmek istemektedir. Çeşitli bahanelerle halen çocuklarımızın kullanımına yeterli düzeyde açılamayan bu alanlar, önümüzdeki süreçte şirketlere ihale edilecek ve onlar aracılığıyla işletilmesi sağlanacaktır. MEB'in asıl hedefi “Okullar Darphane Olsun Projesi”ni hayata geçirmektir. Eğitim sistemimizi tamamıyla ticarileştirmeyi hedefleyen tüccar zihniyetinden, “para”sız bir hayat tahayyül etmelerini beklemek de hata olurdu zaten. Yaz aylarında sınıfları pansiyon haline getiren zihniyet, proje diye cilalayarak okulları ticarethane, öğrencileri müşteri, eğitim emekçilerini de ücretli köle haline getirmek istemektedir.
MEB'in değil, hayatın penceresinden bakacak olursak, gördüğümüz sorunların boyutu bir anda değişmektedir. Örneğin diğer alanlar gibi Bilişim Teknolojileri bölümünde de ciddi öğretmen açığı varken, MEB sadece okulları internet kafe haline getirerek, birer ticarethane yapmak istemektedir. Dolayısıyla okullara teknoloji girerken bu alanı öğretecek öğretmen girememektedir. Bu nedenle MEB'e sormak istiyoruz:
Bir yandan ücretsiz kitap dağıtan bakanlık diğer yandan bir çok kalem adı altında para toplanmaktadır, bu nasıl bir çelişkidir.
Yüz binlerce ataması yapılmayan öğretmenin mahkum edilmek istendiği hayata, KPSS çilesine, intihar eden öğretmenlerin içine itildiği ruh halini görmek istemeyen; Zaten olumsuz koşullarda çalıştırdığınız biz eğitim emekçilerine, her geçen gün daha fazla angarya iş yüklemeyi hedefleyen, performans diye diye, bizi daha fazla köleleştirmeyi amaçlayan; Eğitim hizmetinin kamusal, parasız ve nitelikli olması gerekliliğine rağmen, daha fazla ticarileştirmek isteyen; Çocuklarımızı sınavlara velilerimizi de dershanelere daha fazla bağımlı hale getirmeyi amaçlayan, projeleriniz, politikalarınızda bizim hayatlarımız nerededir?
Çözüm, çocukları internet kafeden kurtarmaya çalışırken, okulları internet kaffe haline getirmek midir? Çalışmak zorunda kaldığı için okula gidemeyen çocuklarımızın sorunlarına, okulları ticarethane haline getirecek projelerinizle çözüm üretebileceğinizi mi sanıyorsunuz?
Eğitim Sen olarak bir kez daha ifade ediyoruz ki okulların, öğrencilerin, eğitim emekçilerinin ve genel olarak eğitim sistemimizin acil şekilde çözülmesi gereken sorunları hat safhaya ulaşmıştır. Sayın Bakan Dinçer' in eğitim hizmetini ticarileştirme fikri ile zikri uyum gösterse de, ihtiyaç duyduğumuz politika bu değildir. Bakanlık sermayenin ihtiyaçlarını gidermeye dönük, eğitim hizmetini tamamen ticarileştirmeyi amaçlayan politikalara son vermelidir.”