30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 88'incı yıl dönümü tüm yurtta olduğu gibi ilçemizde de törenlerle kutlandı.
30 Ağustos Pazartesi günü Zafer Bayramı kutlamaları saat 09.00'da Cumhuriyet Meydanı'nda Atatürk Anıtına çelenk sunulması ile başladı. Daha sonra Ulu Önder Atatürk ve Aziz Şehitlerimiz için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. Kutlamalara Kaymakam Ahmet Ümit, Daire Amirleri, diğer protokol ve vatandaşlar katıldı.
Törende günün anlam ve önemini belirten konuşmayı J.Kd.Üçvş. Mehmet Doğan yaptı. J.Kd.Üçvş. Mehmet Doğan konuşmasında şunları söyledi; “Mazisi insanlık tarihi kadar eski olan kahraman ordumuzun ağustos ayında kazandığı zaferlerin anlamı çok büyüktür. Ağustos ayı zaferlerimizin saçak saçak demetlendiği aydır. Yüce milletimize Anadolu kapıları, Büyük Selçuklu hükümdarı, Alpaslan'ın 26 ağustos 1071 de Malazgirt'te , kendi ordusundan dört kat daha fazla olan Bizans ordusuna karşı kazanmış olduğu zaferle açılmış 30 ağustos 1922'de kazanılan baş komutanlık meydan muharebesi Türkün Anadolu'dan asla kopartılmayacağının tüm dünyaya bir kez daha kanıtlandığı büyük bir zafer daha olmuştur.
Nedir? 30 ağustos kısaca hatırlatmak gerekirse birinci dünya savaşının galip devletleri Türk milletini Anadoludan çıkartmak için Osmanlı imparatorluğuna zorla Mondros mütarekesini imzalattılar.
İmzalanan bu anlaşma, onurlu bir geçmişi olan, istiklal ve hürriyet sembolü yüce Türk milleti için bir onur meselesi oldu. Bağrından çıkarttığı ulu önder büyük komutan ve devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk'ün etrafında toplanarak bütün mazlum milletlere örnek olacak bir kurtuluş mücadelesi başlattı. 19 mayıs 1919 ta başlayan bu milli mücadele büyük zorluklar neticesinde iki İnönü savaşı ve Sakarya zaferi ile yunan ilerleyişini durdurmuş, 30 Ağustos meydan muharebesi neticesinde de kesin darbeyi indirmiştir. 26 ağustos 1922 de saat:05:00'te topçularımızın Afyonkocatepe'den başlattıkları tanzim ve tahrip atışları piyadelerimize zafer yolunu açmış,top sesleri yunan ordusunun hizmetini ve Türkün kurtuluşunu müjdelemiştir.
30 ağustos Dumlupınar muharebesinde yaralıları dahil 8.000e yakın zayiat veren düşmanın imhası ve savaş dışı bırakılması ile neticelenen zaferimizin ardından Atatürk gördüğü manzarayı söyle anlatmıştır. Muharebe meydanını dolaştığım zaman ordumuzun kazandığı zaferin azameti ve buna mukabil hasım ordusunun duçar edildiği felaketin dehşeti beni çok mütehassıs etti. Sırtların gerisindeki bütün vadiler, bütün dereler, bırakılmış toplar, otomobillerle, teçhizat ve malzeme ile bunların arasında yığınlar teşkil eden ölülerle toplanıp karargahımıza sevk edilen esir kafileleri ile hakikaten bir mahşeri andırıyordu. İsmet ve Fevzi paşalarla vaziyeti mütaala ettik. Kazandığımız meydan muharebesinin bütün seferi hitama erdirilebilecek bir azamet ve ehemmiyette olduğunda ittifak ettik. Şimdi bütün orduyu aslı ile İzmir'e yürütecektik. 9 Eylül 1922'de süvarilerimizin İzmir'e girişiyle neticelenen ve Anadolunun kurtuluşu demek olan bu zafer büyük bir başarıdır. Ama her şeyin sonu ve rehavete kapılmak değildir. Geçen 79 yılın ardından bile bu cennet vatanımızın üzerindeki hain gözler ve toprak istekleri asla bitmemiştir. Önemli bir husus ki, bir zaferi geçerli ve her zaman kutlanabilir kılmanın şartı, o zaferle kazanılanlara daima sahip çıkmaktır. Bugün ne tesadüftür ki aynı topraklar üzerinde aynı devlet isimleri telaffuz edilmektedir. Emin olun ki güneydoğu ve Doğu Anadolu da bir Kürdistan Devletini kurdurabileceklerini düşünenlerin bilahere yeni hedefleri Ermenistanı Doğu Anadolu istikametinde büyütmek, hatta İstanbul ve batı Anadolu'yu yeniden Helenizmin merkezi yapmak olacaktır.
Değerli Serik halkı yüzyıllar boyunca bir arada yaşamış bu vatan için omuz omuza vermiş düşmana karşı savaşmış memleketimizin insanlarını son yirmi yıllık süreçte bölmeyi ve birbirimize düşürerek Güneydoğumuzu koparmayı hedefleyenler sizinde bildiğiniz gibi artık yolun sonuna gelmiş bulunuyorlar. Binlerce insanımızın, askerimizin, güvenlik görevlimizin kanına girdiler ama sonuçta ya kendileri öldüler ya da elleri kelepçeli gözleri yerde adaletimiz önünde hesap verdiler. Vermeye de devam ediyorlar. Bizler gerek görevlilerimiz olarak Atatürk ilke ve inkilapları doğrultusunda görevimizi yapmaya devam edeceğiz. Hepinizin bayramını kutlar, saygılar sunarım.”
J.Kd.Üçvş. Mehmet Doğan'ın konuşmasının ardından tören sona erdi.
Cumhuriyet Meydanı'ndaki törenler sonrası İlçe Jandarma Komutanlığında tebriklerin kabulü ve bayram kutlaması sürdü.