Bu Vatan Bizimdir…

‘Şehidimin kanı, elimin kınası oldu' derken sahnedeki öğrenci ötelere gönderdi geçmişin çığlığını. Bize düşen hissedebildiğimizce gözümüzden akıttığımız iki damla yaşken, ONLAR bu toprak için can verenlerdi.

Yıl 2011. Mart'ın 18'i. 1915'in Mart'ındaki zaferi bugün kutlarken çok şükür zaferi kazananları hiç unutmadık. Onlar olmasa ne biz ağzımızda ıslık, elimiz cebimizde, gözümüz semayı temaşa edebilirdik ne de çocuklarımız ellerinde elma şekeri, dillerinde şarkılarını söyleyebilirlerdi.

Onlar… Bu vatanın asıl sahipleri; “Ardına bakmadan yollara düşen/ Huduttan hududa yol bulup koşan/Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan/Cepheden cepheyi soranlarındır.”

“İleri atılıp sellercesine, / Göğsünden vurulup tam ercesine, /Bir gül bahçesine girercesine,/ Şu kara toprağa girenlerindir...”

“Her taşı yâkut olan bu vatan, /Can verme sırrına erenlerindir...”diyor ya Orhan Şaik Gökyay ‘Bu Vatan Kimin?' şiirinde, bu vatan; aynı zamanda yavuklusunu cepheye şehit olmaya gönderen ‘Bulmak ne güzel olmaz mı/ Yarın Hak divanında/Göğsü al al yaralı/ Nişanlını yanında diyen delikanlı nişanlı kızlarındır. Ölüme gidenler biliyordu geride bıraktığı ‘ölümüne' beklerdi onu. Beklediler de. ‘Kız kalırım varmam ere. Ben de canlı şehidim' diye diye .

Çanakkale bir ruhun zaferidir her birimiz biliriz bunu. Mustafa Kemal Atatürk Bombasırtı Vakasını anlatırken özetliyor bu ruhu belletmek istercesine. Onlar analarının ‘Çanakkale'de düşmana sırtını dönersen, babanı utandırırsan hakkım sana haram olsun diye gönderilenlerdi. Nasıl olurda zafer kazanamazlardı. Onlar zaferi daha sevdiklerine ‘elveda' derken kazanmışlardı.

‘Şehidimin kanı, elimin kınası oldu ' diyerek ağlayan sahnedeki kız için yanımda oturan erkek öğrenci “ Ağlıyor mu bunlar len gerçekten” diyordu. Öyle yaşatıyordu ki o ruhu tüylerimiz ayaklanmıştı. Dünün çığlıkları, bugün bizim mutluluğumuz. Onların düğünü, bizim düğünümüz…

Sahnedeki gösteri Serik'te İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğü yapmış Durali Doğan'ın 1983'te yazdığı “Çanakkale'de Düğün” isimli oyunu. Öyle güzel hazırlanmışlar ki çocuklar, o ruhu bize hissettirdiler. Oyuna hazırlanmalarında yardımcı olan öğretmenlerden Süleyman Karataş ‘çok ciddi hazırlandık' demişti. Bütün öğretmenlerin ve tabi ki o ruhu bize yansıtan kıymetli öğrencilerimizin yüreğine sağlık.

Cumhuriyet ilköğretim okulu'nun hazırladığı ‘Çanakkale' programını sıkılmadan, teknik aksaklık yaşanmadan izledik. Çanakkale ruhunu anlatan Sinevizyon gösterisi, şiirler, öğretmenlerin muhteşem orkestrasıyla beraber muhteşem şarkılar, türkülerin yanında öyle özel bir an yaşattılar ki unutulmaz. Programa katılanlara Okul Müdürü Ramazan Vural'ın fikri olan 1915'teki askerin öğle menüsü olan 1 Dilim ekmek ve üzüm hoşafı ikram edildi.

1915 yılı. Savaş kızışmış. Sabah yiyecek hiçbir şey YOK. Öğleyin; üzüm Hoşafı ve 1 Dilim ekmek. Akşam YOK. ve savaşıyorlar zafere adım adım. Yıl 2011. Askerimizin yemek menüleri: Sabah; Süt, Kaşar Peyniri, Fındık Ezme, H. Yumurta. Öğle; Çorba, Kadn. B. Köfte, Zeytinyağlı Pırasa, Meyve. Akşam; Tavuk Çorba, Kıymalı Bezelye, peynirli Börek, Hoşaf....

Zor olan aç olarak ölmek değil, zor olan; bu vatana ihanet etmek. Zor gelen de bu. Zor olan Bu vatanın ‘hürriyet zevkini' tadarken, bu toprağa ‘Çanakkale ruhunu' bilmeden basmaktır.

Çanakkale ruhunu bize hissettiren Cumhuriyetli öğretmenlere ve değerli öğrencilerine ayrı ayrı teşekkür ederiz.

“Bu vatan toprağın kara bağrında

Sıra dağlar gibi duranlarındır.

Bir tarih boyunca onun uğrunda

Kendini tarihe verenlerindir...”

Bu Vatan BİZİM'dir..