Hepimiz Hüseyiniz?

Namaz kılmak, oruç tutmak, paranız varsa hacca gitmek inanan insan için kolay gelebilecek ibadetler. Her ne kadar ?büyük cihad' içinde zora girebilecekse de daha karmaşık hallere nazaran kolay. Bir de haz alabilen duygudaysanız, zor diye bir şey yok.

Bugün Muharrem ayının 17. Günü. Aşure ayı ve ?Kerbala'nın. Muharrem ayı dünyadaki tüm inananların güzelliklerini barındıran bir ay. Geçmiş tarihinde yaşanmış; güzelliklerin, kurtuluşların, affedilişlerin ayı. Hz. Nuh; tufanın son günlerinde, yiyeceğin tükendiği bir anda ambarlarda kalan son 'bakliyatı' da kuru meyvelerle bir araya getirerek aşure denen tatlıyı yapmış... Kurtuluşun yanında lezzetleniyorlar. Bu lezzet yıllar sonra bir acıyla bozuluyor. Belalı yer bela getiriyor. Geleceği de belli bir acı. Hz. Ali , konakladığı bir yerde içi daralıyor. ?Bir şey mi olacak' hissindeyken ?kalkın gidelim' diyor. ?Bana gösterildi, burada bazı çocuklarım ölecekler.
''Kim Hasan ve Hüseyin'i severse beni sevmiştir; kim de onlara buğz ederse bana buğz etmiştir.''(SAV.), ''Beni şahsınızdan ve al-i beyt'imi kendi ailenizden daha cok sevmedikçe , iman etmiş sayılmazsınız''(SAV.) diyen Rasule sözde itaat edip, kendilerine kolay gelen her kıldıkları namazın teşehhüdünde selam vermek nasıl bir tezatlıktır. Sahabe evlatlarının bu büyük imtihanda, derin acıları bırakmanın yanında bize öğütleri olmalı. Kanlı bir öğüt? Tartışılmalı, üzeri kapanmamalı. Namaz kılıp, oruç tutmak ?köyde evliya olarak' kolay. Zor olan zulüm yapmaya muktedirken, zalimliğe tevessül etmemek. En karışık durumlarda, nefsin emirlerini Hak emri gibi gösterip yapmamak.
Kerbela sonu acı da olsa ?hak aramanın, özgürlüğün, zulme boyun eğmemenin, zalime hak vermemenin adıdır. Aşure gününe kan damlatan zihniyet hep var olacak. Bize düşen; safımızı nefsimizden değil, Hak'tan yana kullanmak.
Siyaset gereği deyip, Kerbelayı toplayanlar, o öpülesi boynun bedenden ayrılışını unutturamazlar. Biz keder bağlayıp, feryat figan etmeyiz doğru ama feryadımız Hak'ka, sabırla her şartta teslim olmayadır.
Siyasetin kaşıntısının tuttuğu şu aylarda, Kerbala'nın derin anlamlarından çıkaracağı çok şeyler olacaktır siyasetçilerin. Bu; genelde de yerelde de.
Her birimiz aşurenin karışımları gibiyiz. Ayrı ayrıyken, pişmemişken tadımız, faydamız yok. Bir karıştıranımız olsa bile birlikteyken, hamlıktan kurtulmuşken nasıl da tatlıyız.
Rabbim sen bizi nefsimizin isteklerini Hak bellemekten koru.
Savaşçı değil bir barışseverdi,
Kinle nefret değil sevgi bilirdi,
İnancı yolunda başını verdi,
Sözlerinin eri idi Hüseyin!

Babası Ali'nin yolun izledi,
Sevenlerinin haklarını gözledi,
Adaletli bir düzeni özledi,
Haksızlığa ödünsüzdü Hüseyin! (Mustafa Şahin)