Niyet Ettik Bayramı Yaşamaya…

Aşkla gelmişti, yürek iklimimize. Zaman, daha vardı. Biz besmelemizi çekip avuçlarımızı açmışken, o Amin deyiverdi işte. Biliyorduk zaman geçecek, vaktini dolduracaktı. Bir dahaki gelişine kadar, beklemeye alacaktı bizi. Ancak, daha avuçlar semaya bakarken, o bir dahaki vuslata vurdu kendini.

Yine, yeninin hayalinde kalakaldık.

Zaman, bir dahakine var olur mu bizim için. Amin der mi bir dahaki besmelemizle başlayan dualaşmış halimize.

Bir dahaki kavuşma, sonraki vuslata durur mu?

Zaman bu ya kavuşturmayabilir mi de bizi?

Niyetimiz merhameteydi. Niyete devam edişimiz Rabbe hayranlığımızaydı. Son niyetimizse vuslata.

İnancımız, niyetimiz samimiyse netice aşikardır. Dilediğimiz gibi. Belki burada, belki asıl yerimizde.

Derdimiz; aç kalmak, derdimiz susuzluktan kurumak değildi.

Çaremiz; açılışla doymak, suyla kanmak da değildi.

Derdimiz; aşktı bizim. Aşklık da kısmet işi ya. Kısmetimize şükrettik hep. Olur ya kısmetsiz de kalmak vardı. Halsizliğe, acıkmaya, kurumaya korkup niyetsiz nasipsizlerden de olabilirdik.

Derdimiz aşkaydıysa zaten başta kabullenmiş sayılmaz mıydık ‘hal'imizi bırakıvermeye.

Cinsi aşklar için yemeden-içmeden kesilen, yarini düşünmekten uykusuz kalan, karşılıksızsa aşkı verem olan, ‘hali kalmamak' durumuna seve seve razı gösteriyorsa…

Bırakalım bizde aşkımıza ‘aç-susuz', ‘halsiz-solgun' olarak yürüyelim. Razılığımıza ‘razılık' göstermesini ‘sürünerek' isteyelim.

Bunca şükürsüz aylarımıza karşı 29 günlük ‘şükür haliyle' talip olalım vereceğine.

Kadrini bilmişsek günlerin ‘bin ayın en hayırlı' gecesi kucak açacak, hesap bilmeyen yüreklerimize.

Semadan inecek melekler birbiri ardınca selametimiz için.

Razı olan, çağıracak “isteyin, vereyim” dileyin gecenizi sabaha çevireyim diye.

İnanıyoruz…

Sabah doğudan güneş kendini gösterecek.

Bayram sabahına çevirecek hayatımızı. Hayatımız; şekerini kapan çocuğun mutluluğu kadar ‘saf' geçecek.

Şekerini ağzında döndüren çocuğun aldığı tat kadar güzel olacak hayatımız.

Bu Aşk; ruhumuzu yıkar, yüreğimize bayramlıklarını giydirir, avucumuza şekerlerimizi doldurur, cebimize harçlıklarımızı koyar.

İnanıyoruz, tüm kalbimizle…