Onunlaysan Tamsın…

Duyguların şiddeti lal ediyor dili. Kalbin, gökyüzüne özgürce süzülme gayretiyle kafeste çırpınan kuş misali her an tetikte.

Gözlerin, duygularının şiddetini inkar edemeyen doğrucu davut. Lal olan dile inat gözler itirafçı.

Sabaha gebe gecenin şafağında itirafçı gözler yüreğinin sahibinin nöbetinde şafaksız nöbet çekmeye razı sabahı bekleyen gözler. Beklenilenin geleceğinden değil bekleyiş, beklenileni bekleyenin tamam olmasından. Garip duygu yüreğinin bir yarısının bir başkasında atmasını istemek. Tuhaf, yüreğinin sol göğüs kafesinde, tam da yerinde bir bütün duruyorken kendini yarım hissetmen. Yarısını ait olmasını istediğin yerde görmediğin zamanlarda yarımsın. O yüzden beklenilen ister gelsin ister gelmesin bekleyen bekleyişle tam olduktan sonra.

Yaşarken sevmiyorsun, seviyorsan yaşıyorsun yüreğin iki ayrı parçaya ayrıldığında.

Nefes kilidini sevgi anahtarlarıyla açıp ömürleşebiliyorsun.

Yüreğin yangın yangınken tek tesellin gözyaşları. Yüreğinin harını almasına izin verdiğin damla damla gözyaşların tek sığınağın.

Sen yarımsan ve diğer yarın olmasını istediğin yerdeyse tamsın. Sen ondaysan, onunlasın. Onunlaysan tamsın.