“O kadar duyuru yapıldı. Ya beklenilen kadar kalabalık olmazsa” diyen çok oldu çevremde “büyük miting” diye duyurduğumuz isyanımıza. Herkese söylediğim tek bir şey olmuştu: “10 samimi kişi olsun, sesimizi duyuralım.”
Benim istediğim oldu.
Evet, Serik'ten beklenilen olmadı. Sesi gür çıkan Serik belli ki kayıplarda. Radyolardan, gazeteden, el ilanlarından, afişlerden, belediye hoparlöründen ve özel tahsis edilen arabalardaki anonslara rağmen en fazla 2500 kişi toplanabildik Çınaraltı'mızın meydanında. Kabul, zamanlama olarak mesai saatiydi. Katılımın eksikliği biraz da bu yüzdendi. Yine de Serik'in eski Serik olmadığını hissettim, hissettik.
Dedim ya 10 kişi katılsak da ben sesimi duyurmanın, isyanımı haykırmanın, hiçbir şey yapamasam da safımı belli etmenin gururuylayım. Hz. İbrahim görünürde ateşler içerisindeyken bir karınca su taşıyormuş. Sormuşlar karıncaya: “kocaman ateş, sense bir karıncasın, taşıdığın bu suyla mı söndüreceksin?” Karıncadan bizlere örnek teşkil edecek bir cevap: “olsun, biliyorum bu su az fakat ben safımı belli ediyorum…” Rivayetteki karıncaydım gönlümdeki o büyük mitingde.
Gazetede okumuştum “Türkiye'deki kardeşlerimiz bizim için miting düzenliyorlar. İnanın çok seviniyoruz, mutlu oluyoruz.” Diyordu Filistinli kardeşlerimiz. Ben isyanımı haykırırken hep aklıma bu hissiyat geldi; bir Filistinlinin dudağındaki sızılı gülümsemeyim. Biliyorum yeterli değil haykırışımız, yine de ümidim tam, biz arşı alayı titrettik. Gökyüzüne yol aldı da beddualarımız, kabul olunmuşluğun rahmetiyle yağacak Gazze üzerine. Ebabil kuşlarını göndermişti Rabbim de bir zamanlar, ağızlarıyla kaya parçaları atıyorlardı her bir zalimi un ufak eden. Ebabil kuşlarının ağzındaki taş her birimizin haykırışı, inanıyorum….
En çok da Türk Eğitim-Sen ve Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı'ndan beklemiştim şimdiye kadar bu haykırışların dillendirilmesini. Ses çıkmadı hiçbir kurumdan derken mithiş bir platform ve anlamlı bir mitingle “Bismillah” dediler. Biz gazete olarak platformda kimler var defalarca yayınladık. Her birine teker teker teşekkürlerimizle beraber seslerini her zaman duymayı beklediğimizi iletiyoruz. Filistin'e Destek, İsrail'e Tel'in Mitinginde emeği geçen, elini cebin atan, ortay yüreğini koyan herkese teşekkürler. Tarih sizleri ‘unutulmayanlar'a kaydetti. Özellikle sloganları özenle seçen Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı İsa Aktaş'a, ilk konuşmayı yapan ve sesimizin sesi olan Süleyman Karataş'a, yüreğimizi dillendiren Galip Aksay'a, içimizdekileri haykıran Ihsak Iltar'a teşekkür ederiz. Öylesine samimiydi ki bu haykırışımız sözler sükut etti de gözyaşlarımız kelimelerimiz oldu.
Bayrak yakmaya karşı olsam da yanmış yüreklerin yanında yanan bayrak……………..
Miting alanında şöyle gezindiğimde herkesin yüreğinin ateşini, gözyaşlarıyla söndürmeye çalıştığını gördüm. Öyle ki Filistinli kardeşlerimizin acısıyla acılanmışız. Hislendiğim manzaraysa bir grup öğrenci gencin ellerindeki pankartlarla gözleri yaşlı “bebekler melektir,….” Diye içten haykırışlarıydı. Alınlarından öpüyorum canlarımızın…
Duyar mı ki anne demeyi öğrenemeden bombalanan yavrular bizi,
Duyar mı ki ölmüş bebeğine öpücük konduran yüreği yanmış baba,
Duyar mı ki korkudan düşük yapan ceninlerin anneleri,
Duyar mı ki hayalleri çalınmış genç kızlar, genç erkekler…
Duyar mı ki….
İnanıyorum, tüm kalbimle inanıyorum.
Titrettik haykırışlarımızla alemleri de zalimlerin kulaklarını çınlattık…