Dünya ‘susamış' insanlarla (gönüllerle) dolu iken ‘bu Ramazan susuzluktan kavruluyoruz' diyoruz. Orucunu tutmayan da, tutan da. Tut(a)mayanlara sözümüz yok. Söz en yüce tarafından söylenmişken katımızdan çıkanlar ancak laftır.
Gürül gürül akan rahmet ayında susadım diyen varsa o ancak köşeye geçmiş, akıştan kaçandır. Kaçanın da hakkıdır, susamak. Yürekler mevsimlerden Ağustosmuşçasına hep kavrulurken, bu Ağustos ayındaki rahmetten kaçılıyorsa köşesinden dua etsin su su su… diye. Belki bir sepinti gelir de tadar bereketin lezzetini.
Kıymetini biliyor muyuz ‘11 ayın sultanı' diye şereflendirdiğimiz Ramazan'ın. Sorarım cevapsız kalmasından sığınarak. Her geçen gün cevaplar sorumu, bense ümit, ümit diye bekleyedururum. Beklemek yazgılıyken sıkı sıkıya tuttuğumuz Ramazan günlerinde, iftarımız ‘gelen'in sevincindedir. Gelen kuvvetle ihtimal ki ‘razılıktır.'
Kimimiz susamışlık içinde öyle med cezirler yaşıyoruz ki sanırız ki içimizde kabarmaları bitmek bilmeyen bir deniz var. Denizin durulması için yapılacaklar belli ve basit, yapan ise yok. Yürekleri tuzlu suyla dolu öyleleri var ki, tertemiz, ferahlatıcı, açlığı da-susuzluğu da gideren ‘sağanaktan' mahrum. Farkında olanların, olmayanları fark ettirmeleri dileği yüreğimizde.
Dört bir çevremiz bereket ayını göstere göstere kutlarken biz Serikliler bu yıl da mahrum kaldık. O kadar ‘kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla' diye yayınlar yaparken kızı da gelini de kulak tıkadı. Bu yıl da bereketin sağanağında ‘beraberce' kalmanın huzurunu duyamadık. Zor değildi oysa. Gönüller ‘bir' olabilseydi iftarlarımızda ağızlarımızda bir olabilecekti. Bir yürekleri birliğimizle göstere göstere sevincimize sevinç katacaktık. Zenginlerimizin elleri ceplerine gidecek mi diye bakadururken duyduk ki ‘arsızların' yiyip içtiği mekan olurmuş iftar çadırları. Rant-reklam alanı olurmuş sevinç mahallemiz. Söylenti gerçeği yansıtmaz diye üzüntümüze set çekip bir dahaki vuslata deyip kavuşmayı gelecek Ramazan'a bıraktık.
Seneye “birlikte rahmet vardır” sözüne itimad edip ellerini cebine atan verebilenlerin artmasını arzuluyoruz. Hem gözümüz çevre ilçelerden ilçemize çevrilir, hem gözler ilçemize çevrilir.
Olur mu?!!!
Olur mu, olur…
Tüm yüreklerin iftar yapabilmesi temennisiyle…