Hele de Dünyaca böylesi bir acının ‘insan' olarak suçlusuyken yeni yıl gelmiş neyime…
Her yeni yıla geçiş bana kaybımızı hatırlatır.
Daha küçükken babamın aldığı fındık fıstığı Tv karşısında atıştırırken tam 12:00'da çığlık attığımızda annem hep hüzünlü olurdu. Annesini kaybedişinin günüydü her yıl başı onun için.
Benim için de her yıl ‘kayıp'ların acısıyla doluyor. Çörekleşiyor yüreğimde geçen senenin kaybedilmiş zamanları.
Tam 12:00'da atılan çığlıkların yanında çığlığım yeni yıla girişime değil, “geçmişimizin zamana kanmasına” oluyor.
Aralık'ın her son günü ben de “ölüm” acısı. Hayatın bitişi gibi; senenin bitiş noktası olan Aralık'ın son gününün son saniyeleri… Ölümden sonra bir hayat daha var elbet biliyorum, budur ötelerden gelen sorgusuz inandığımız haber. Ölüm… Kaybedişler… Ölümden sonra hayat varsa kaybedişlerde katlanılır olmalı değil mi acısıyla, tatlısıyla…
Yaşadıkça yaşadıklarımın hesabını hep ‘eksik' çıkarıyorum sanki. Geçmiş yılın gedikli olması çarpıntı yapıyor her yeni yıl öncesi. Bir seneyi diğer bir seneye devretmek bir yaşımızdan diğer yaşımıza devretmek arasında fark olmasa da her yıl başı garip bir huzursuzluk veriyor kaybedişlerle. Anların anlamlaştırılamaması delik deşik ediyor hayatımızı sanki.
Şimdi çoğu insanlar çakkıdı çakkıdı oynayıp, şıkıdım şıkıdım döktürüp, oh sefam olsun diyerek rahatlayıp, hayat bana neden bunu yapıyosun diyerek sitemlenip ‘yeni' zannettikleri yıla adım attılar. Bense, ‘unutulmaz, unutulmaz' diyerek hüzünle bakıyorum kaybettiklerime.
Ümitsizlik yok elbette kitabımızda. “Dün, dünle gitti cancağızım!/ Neler söylemek gerekirse düne ait,/Bugün yeni şeyler söylemek lazım." Düsturunca, hesabımızı da yaptıktan sonra yeni yılımızda yeni, yepyeni şeyler söylememiz lazım. An'ları anlamlaştıran şeyleri yapmalı ki bir dahaki hesapta fazlalık çıksın. Elbet o çıkan fazlalıklar yıllarımızda gedik açılan yerleri kapatır da eksiksiz yürürüz yeni senelerimizde…
Kaybedişlerime üzülsem de, Aralık'ın son günü ölüm acısı olsa da…Yeni yıl gelmiş neyime desem de…
Yeni yıl… Yepyeni bir yıl…
Hem her kaybediş yeni bir buluşa yol değil mi…
O zaman ölümün acısı; bir bebeğin dünyaya geliş çığlığı olsun hepimizde…