Başlangıçta kalınmasın denilen,
Arzuda bitmesin istenilen.
Yepyeni bir ışık. Işığında yürünsün, yeniliğinde kaybolunsun.
Saklanılası bir gülümseme ve aleme ilanen bir tebessüm…
Nasıl da lal oluyormuş kalemler. Yüreğe düşen dile nasıl olur da düşmezmiş. Kalem dilden ne kadar da çaresizmiş. Kağıt ne kadar da bekleyen.
Bomboş ve bir o kadar yürek esintileriyle dolmaya istekli.
Esintiler dile düşse, kelimeler bayram edecek baharında, bu yürek dolusu kelimeler aynı cümlenin içinde buluşsa cümbüş edecek. Bir okuyanı olsa bu nağmeleri aşka gelecek, yazarına duaya duracak.
Bitmesin, artsın…
Eksilmesin, sürsün…
Yaşanılsın, unutulmasın…
Hatırlanılsın ki, ölmesin…
Ve daha bir çok dua gönderilecek. Yazarı amin niyetine duayı başa koyup ‘başlangıç' yapacak…
Lakin…
Dil lal, kelimeler sessiz, kalem tutuk, kağıt sitemkar.
Yürek bir hoş…
Hoşlukların artması hayalinde bir nefes. Nefsten uzak bir nefesin sıcaklığının varlığıyla uzun yola koyulmak…
Hevesten uzak arzu doluluğuyla tükenen güne ‘hayat' enjekte etmek…
Küçücük bir başlangıç gebe midir huzur dolu bir göz kapayışa.
Gülümseyen bir yüz, Allah'ın hayrını yaşamış bir ruh, döner mi asli cennetine…
Hayırlısıyla…