Bu gece belkide bu yılın bir elvedasıydı yağan yağmurun. Belki uzaktan gelen bir yağmur duasının kabulüydü, belki ‘görüşmek ümidiyle' demesiydi inceden inceye süzülen damlaların.

Kırık bir duygu kapladı içimi bir an yağmur tanelerini kuru toprakla buluştuğunda çıkan kokuyu içime çekerken. Seneye şu gözlerim, gökyüzünden kendini kurtaran her bir damlayı takip eder de yeryüzüyle buluşturabilir mi bilemiyorum. İzin verir mi bana izlemeyi yağmur tanelerini kuru toprakla buluşturan Aşk'ın sahibi. Tekrar tekrar içime çektim Aşk kokusunu. Kokuyu tarif et deseler, edemem. Tarif değil de cevabım; bu koku vuslat gibi, aşk gibi, huzur gibi olurdu. İçime çektiğimde yağmurla ıslanmış toprağın kokusunu iki aşığın kavuşması gelir gözümün önüne, içlerinde fırtına, gözlerinde huzur, kalbinde heyecan ,dudaklarında sessizlik. İnerken toprağına usul usul iner her bir tane, gökyüzündeki gürültülerine rağmen. Vuslatında ‘pıt pıt' diyen heyecanları huzura durur.

Sonrası bereket…

Bu aşktan alınacak ders çok. Yüreğimiz kaynasa keşke doya doğaya. Gözlerimizle gördüklerimizi içimize çekip içimizde işlesek.

Sadece iyi kader midir insanı kurtaran kahpeliklerden, yoksa biz mi peşimize takarız başımıza gelmeyesileri. Şansa ne kadar itibar etmelidir adım adım sonumuza yaklaşırken.

Hayat? İçi boşaltılmayacak kadar dolu, kaldıramayacak kadar ağır, diş gösteremeyecek kadar ciddi. Kime sorarsan geçiyor bir şekilde zaman. Geçiyor da nasıl? Terazimizin kefeleri ne alemde?

Halis Toprak'ın 17 ‘lik eşinin intihar teşebbüsü düşündürdü beni, üzmenin yanında. Nazlıcan'a şans mıydı Halis Toprak!!! Yoksa kaderi mi?

Kars merkeze bağlı Çığırgan köyünde oturan 6 çocuk annesi 40 yaşındaki Yosma Altunbey'in kocası ve kaynı tarafından dövülüp, burnunun kesilmesi kötü kader mi?

Dershane ücretini ödeyemeyen Soner'in annesinin hapse girmesi, Soner'in dayanamayıp intihar etmesi… bu yaşanılanlar değiştirilemez durumlar mı?

Yaşadıklarımızın içinde Biz neredeyiz. Kendimizi gösterememe sebebimiz ne? Kararlarımız neden yanlışlar üzerine alınıyor. Olumsuz durumlara teslim olmak da nereden çıkıyor. Çözümsüzlüklerimizin suçlusu biz değil miyiz? Kendimizin farkına varmayı ne zaman düşünüyoruz. Soracağız, çözeceğiz.

Dışarıda yağmur bu kışın son elvedasını gösteriyor bize belki de. Gökyüzünden toprağına inen damlalar, anlayamıyoruz sizin vuslatınızı, aşkınızı.

Ahhhh bir anlasak….