“Bu evin odaları çok,

Ve…. Açılmayacak hiçbir kapısı yok…”

Rüyaydı evvelce gördüğüm benim için ezelden hazırlanan. Ben varolmamışken hazır, kaçıncı uykumun hangi saatinde görülmeyi bekleyen rüya.

Güneşi kaçıncı defa batırmış da beklemeye bıkmamış. Vaktine ne bir saat er, ne bir saat geç. Taki emredildiği gibi görenin dahi kaçıncı olduğunu bilmediği ezelden gelen rüya ebedileşmek için görülüyor.

Gözler kapalı, ruh ezeli emre amade. Odalar var, bembeyaz bir evin bembeyaz halinde. Ve odaların bekçisi kapılar. Odalar kadar çoklar. Çokluğu o kadar bariz ki sanki kapısından çok. Bu çokluk belki de rüyada en çok da görünmek isteyen. Görünüp can bulmak isteyen. Ve yaşlı bir adam. Yaşlı gibi, yüzü görünmese de, ya da orta yaşlı. Hafif belini kırmış verilen görevi ifa etmekle meşgul. Ardında ben. Sormuyorum merak ettiklerimi. Kafamda tonlarca soru varken. Sorsam da, yüzüme dönüp de cevap verecek gibi değil zaten. Sormuyorum, her haline eminmişim gibi. Birinden mi kaçıyoruz, ya da birine mi yetişeceğiz meçhul. Sorulması gereken ilk soru bu, bense sorusuz kovalayan.

Garip duygulardayım rüyanın içinde.Tanımadığım bu adamın peşindeyim. Üstelik yüzünü de göstermiyor bana. Bense güvenle tam arkasındayım. Belli ki o da ardında olduğumu biliyor. Adamın elinde bir anahtar, aynı anahtar tüm kapıları açıyor. Ardı ardına. Her kapı kilitli, geçit vermiyor. O adam her kapıyı elindeki tek anahtarla açıyor. Ve adamın ardındayım. Asıl benim için o açılmalar. Anlıyorum bunu her açılışta. Benim için açıyor önümdeki tanımadığım adam. Başta tanımadığım o adam kapılarımı açarak beni en çok tanıyan ve yardım eden oluyor. Biliyorum, benim için ısmarlanmış biri. Ve her kapı. Tek tek anahtarla açılıyor.

Öylece uyanıyorum. İçimdeki ferahlıkla. Rüyalarımın baş köşesinde bu rüya öylece duruyor. Yorumlanamamış ama yaşanmış gibi. Her engel aşıldığında biliyorum ki kapılarımı açan birileri var. Benim için ısmarlanmış. Güvenle ardındayım. Korkmuyorum. Bu rüya en görünür haliyle.

Bembeyaz bir evin odaları . Bu ev benim olsun isterdim rüyalardan sıyrılsın gelsin. Ezelden benim için gelip vakti zamanında var olan bu rüya aslıyla yaşansın.

Kapıları tek tek açıldıkça yüreğim, önümdeki adamın anahtarı oluversin. Yüreğim, o adamın elinde demirden bir anahtar. Her kapıyı açan, BİR TEK olan…

Rüya öylece duruyor, hala yaşanıyor….