İlahi bir emir gelmeli şu günlerde her birimize; ''Susun!'' diye. Tümden dudaklarımız kilitlenmeli, bir süre de açılmamalı. Susmuşken de düşünmeli; bunca konuşulanlar, konuşmakla kalmayıp bağrışanlar, birbirini kıranlar, kırmakla kalmayıp küsenler? Neyin peşindeler.
Ölüm gerçeği toptan hüküm sürse tam da şu günlerde bu konuşulanların hangisi gündemin başını çekebilir ki? Bizi böylesine sürüklediğiyle kalır. Tahammülsüzlüğümüz en ufak ayrışmada ayak diriyor. Ne de çok istekliymişiz kutuplaşmaya. En yakınımızdakini ?öteki' yapmaya. Kaderimiz ettik bu kadersizliğimizi. Farklı düşünüyorsak diğeri ?pis' (en hafif tabirle) oldu. Tartışmalarımızın illaki bir galibi ve ?ezilmiş' bir mağlubu olmalı.
Gündem, ayrıştırdı durdu bizi. Diyarbakır'daki buluşma, Dershanelerin durumu, cemaat-iktidar atışmaları. Ve aralarında kaynayan bir çok başlıklar. Seçime 4 ay kaldı ve seçim gündemi diğer büyük gündem başlıklarının altında. Gerçi sokakta her iki kişiden biri ülke kuruyor gibi iştahlı.
Ben şimdi böyle söylüyorum ya, büyük gündem maddelerinin deli gibi arasındaydım. Diyarbakır buluşmasına üzgün, dershanelerin kapatılmasını yanlış, seçimle ilgili konuşulanları ise ?kavrayamamakla' karşıladım. Günlerdir; ?haksızlık karşısında susmamak adına' konuştum durdum ve konuşulmaya da hak verdim. Sınırı aştığım da oldu. İşte tam bu noktada, sınırı aştığımız inancını taşıdığım yerde ?susmalı' dedim. Susmalı. Birazcık sakin olmalı. Susunca düzelmeyecek biliyorum ama en azılı geçmiş gündemlerimiz şimdi neredeler. Yok. Yerlerini başka olaylara bıraktılar. İşte tam da bu yüzden, bu günlerde hiç olmazsa bir gün gündemleri öteleyelim. Gündemimize susmayı alalım. ?susmak' da en iyi anlatıcıdır. Şu dakikada yeni bir gündemin esiri olacağız bunu da biliyorum. Bu gündemlerin önünde durmak ne mümkün. Yine de bir duralım, en büyük mabed olan kalplerimize çekilelim. Yine konuşacağız, tartışacağız. Böyle de olmalı. Ziyadesiyle hassas bir ülkenin vatandaşıyız. Elbette en doğru için birbirimize ?danışarak' kararlar vereceğiz. Birbirimizi es geçme lüksümüz olamaz. ?Ben böyle istiyorum, olacak' demek liyakatliği zedelemez mi? Susarken de düşünmek lazım anlaşılan üzere. Ve fiili duamızı ?dik' tutma adına avuçlarımızı semaya dikip yalvarmalıyız; Ey Allah'ım sen bizim birliğimizi bozacak davranışlarımıza ayar getir diye.
Susma hakkımızı uzatmamalıyız da. Sınırını aşan susmak olursa asıl felaket o zaman olur. Susmak ayarında kalmalı. Şeytanın dilini kullanmamalıyız. Konuşmalıyız ki düşündüklerimizi anlayabilelim, tartışmalıyız ki birbirimizin dediklerini duyabilelim. Farklılıklarımız ayrıştırmamalı, bilakis zenginleştirmeli bizi. Her bir yaratılan, yaratandan iz taşıyorsa, ortada buluşabiliriz. Yönümüz; varacağımız yeri sonuç itibariyle farklılaştırır mı?
Rabbim sen bize bir yön ver, o yön senin yönetiminde olsun.