‘İşte Meclisi Geren 1. Sınıf Ödevi' diye yazmasa da gazeteler, çocuğu ilk öğretimdeki her aile gerim gerim geriliyordu. Öyle ki ders yapmak istemeyen öğrenciye hak verir oldu veliler.

Öğrencilerimizi alınan kararlarla tıka basa doldurulan bele yük çantalardan kurtardık da boylarını ve boylarımızı aşan ‘proje' ödevleri başlarına-başlarımıza sardık.

‘Proje' ödevi yapılsın diye eve alınan bilgisayarlar başka başka şeyler için kullanılırken, çocuğun kendisini geliştirmesi için yapılan araştırmalarda başka başka kişilere düşüyor. Artık kime rast gelirse.

Siz işyerinizde iş yetiştirmeye büyük gayret sarf ederken birileri çıkıp “şu kağıttaki ödevimi yapmam da yardımcı olur musunuz?” dediğinde elindeki iş de zaman da aklınla beraber fırlar gider. Bir kağıda bakarsın artık bir de yalvarır haldeki öğrenciye. O çocuk o ödevi o yolla hakkaten öğreniyor mu diye düşünedururken sen, öğrenci yarına kadar yetişmesi gerektiğini noluuuur dercesine söylediğinde taa içinden ‘iyi ki okulumu bitirmişim' diye de şükür de bulunursun. Karşıdaki yalvarır konumdaki öğrenci durumunda olmak vardı Allah korusun şu dönemde. Hiç kimse ‘bizim zamanımızda internett yoktu. Kütüphaneden araştırırdık ödevlerimizi' demesin. Elhamdülüllah, benim de kütüphanelerde ödev araştırmışlığım vardır. Amaaaaa ‘yapabildiklerim'. En fazla kaynak kitabın yerini sorardık kütüphane görevlisine. Şimdiyse, durum çok farklı.

Bakın CHP Grup Balkan Vekili Muharrem İnce İlköğretim Okulu 1. Sınıf öğrencilerine verilen ödevi Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun 1 saat içinde yapması dahilinde Genel Kurulu terk edeceğini söyleyip polemik oluşturdu. İnce, ödevi Çubukçu'nun YÖK Başkanlarıyla beraber yapması dahilinde eleştirilerini geri alacağında ısrar ederken, konu Bakanların zeka derecelerine kadar dayandı. Ortaya başarılar döküldü, dereceler konuşuldu. Unuttukları bir şey vardı o an için, bahsettikleri proje ödevi İlköğretim 1. Sınıf ödevi.

Nimet Çubukçu bahsi geçen proje ödevin verilip verilmediğini araştırdığında gerçekten Gölbaşı Şehit Göçer İlköğretim Okulu'nda verilmiş 1. Sınıflarda uygulanmış, dört şubede 120 öğrencinin hepsinin kendilerinin doğru şekilde yapmış olduğunu öğrenmiş.

İnanıyor muyuz?...

…………………………

“Performans ödevi” Şu: “Öncelikle verilen harfleri İnceleyiniz (e,l,a,t,i,n,o,r,m,u, k,ı,y,s). Her birinde 5'er cümle bulunan metin tabloları oluşturunuz. Toplam 4 metin tablosu oluşturunuz. Metin tablolarını renkli kalemlerle özgün olarak belirlediğiniz ebatlardaki renkli kartonlara hazırlanmış kılavuz çizgilere renkli kalemlerle yazabilirsiniz. Yazdığınız her metne bir başlık bulunuz. Kurduğunuz cümlelerin arasında anlam bakımından bütünlük olmasına dikkat ediniz. Yazdığınız metni görsellerle (resim) destekleyiniz. Göreve uygun bir kapak hazırlayınız.”

Hala bu soruyu 120 1. Sınıf öğrencinin yaptığına inanıyor musunuz?

Veliler neredeyse çocuklarına “Ödevin var mı?” diye soramayacak. Sorarsa ucunun kendine dokunacağından o kadar muzdarip ki.

Ucunun fena yerleri de vurması muhtemel üstelik. Proje ödevi bağlantılı değil ama; Hırvatistan'ın Byelovar kentinde, dünyaca ünlü bir sosyal paylaşım sitesinde matematik öğretmenlerini öldürmeyi planlayan ilköğretim 5. ve 6. sınıf öğrencileri bir grup kurdular. Sebep; “sevmedikleri, kendilerine kötü not verdiği” . Öğretmen, öğrencilerinden korktu ve 3 gün okula gelemedi.

Düşünüyorum da neler oluyor bu öğrencilere? Öğretmenler neler olduğunun farkındalar mı? Ya veliler, okul idaresi…

Eğitim- öğretim en şartlı zorluk. Kabul. Ama öğretim ağırlığı eğitimi ezmeye başladı sanki. Kendini ezilmiş ilan eden daha öğrenciliğin başındaki çocuklar, ailelerini-öğretmenlerini korkutuyorlar.

Makul verilsin ödevler deme yetkimiz yok elbette işini bilen eğitimcilerimize. Sadece, durum TBMM'de bütçe görüşmelerine damgasını vuruyor diye iletiveriyoruz.

Eli öpülesi öğretmenlerimizin yeni yılını kutluyor, nice ‘yapılabilir proje ödevli' yıllar diliyoruz…