Mart kapıdan baktırıyor yine, bahar geliyor derken…
Bir çoğumuza felaket geldi şu şiddetli yağışlar. Felaket oldu da, canlar gitti. Mikail a.s. bu kış kendisini unutmamacasına hissettirdi.
Kışın en ılıman geçtiği bölgemiz, 2010'un Şubat'ını kara renkte anacak.
Aslında biz …
Severiz değil mi yağışları. Gökyüzüne açılan eller inmeden inceden inceye inen yağmur taneleri için her yıl elimizi yüzüme çalarız. Hele son yıllarda suların çekilip, topraklarımızın çoraklaşacağı iddiasıyla, yağmur duasına çıkartmıştı bizleri.
Bu yıl…
Bu yıl; öylesine yağışlı başladık ki kışa, bir çoğumuza “bu kadar yeter artık” dedirtti.
Dünya donuyor…
Kimine yağmur, kimine fırtına, kimine dolu, kimine kar.
Ne çok severiz oysa kışın sıcaklığını. Dışarıda yağmurun sesi, odada cayır cayır yanan soba, üzerinde karnından çatlamış kestane, yanında fokurdayan çaydanlık. Camdan Arap kızı masumiyetinde gökyüzünden ısrarla kaçan yağmur tanelerini izlemeler. Birbirleriyle çarpışan kara bulutlar, dayanamayıp boşattıkça kendini bizim gözlerimiz inişindeki asi ama kararlı haline bakakalır. Bu doğa olayını camın ardından izlemek pek güzel. Ya da ayağında su almayan bot, üzerine süslü montla az sonra ziline basacağın sıcak evine gitmek çok daha güzel. Bir de bu güzelliği, cehennem gibi yaşayanlar var. Onların hali, kışa isyan modunda hep. Ne o camın arkasındaki gözünü yağmura dikmişleri anlar, ne camın arkasındakiler her halinden isyan döküleni anlar. Onlar, en çok da büyük şehirlerde. Yalnızlar. Yağan her yağmur tanesi kadar yalnızlar. Israrla yere inen yağmur taneleri gibi ısrarla isyan halindeler.
Kışlar….
Bahara yürüyenler, kıştan geçmek durumundalar. Bazı kışlar böylesine sert olsa da, baharda aynı bahar olmayacaktır haliyle. Kışından bellidir.
Bu kış felaket oldu. Çok can yandı. Çok sert vurdu kimine. Kimi kışın güzelliğinin içine çekerken, kimi acıyı sindirdi içine.
Ancak,
Belli bu bahar başka bahar olacak. Kışından belli. Böylesine acıtan, öylesine güldürür ki, o durumdan da geçmek lazımmış dedirtir. Kara bulutlar dağılır da mavi gözükür, beyazlar erir de yeşiller donanır. Toprak doyar da gökyüzünden inenle armağanını bereketle verir bize. Binbir renk yan yana dizilir de doyumsuz iklimleri paket yapıp sunar bize.
Bugün cemre toprakta. Müjdeliyor işte baharı. Bu bahar başka bahar olacak, kışından belli.