Sürülmüş gibiyim sevgi toprağından. İçim hep titreyişte garip garip….
İsyanımın ayyuka çıktığı yürek evinde suskunum bundan böyle. Söyleyemeye mecalimin kalmadığı iki kelimeyi hapsettim yüreğimdeki kilitsiz sandığa. Zor, bundan böyle ulaşılsa da sandığıma, o iki kelimeyi bulup çıkarmak.
Korumaya mı aldım hoyratça kullanılan aşk bozuntusu iklimlerden kelimelerimi, bilmeyin.
Sahteliklerinden haberi olmayan sahtekarlar gecenin sabahında gün doğdurabiliyorlar ya…. Ağlattıkları gözlere bakmadan, gözlerini yeni bir güne açıyorlar ya…
İlk defa fethettikleri yüreklerin Fatih'i olmaktan vazgeçiyorlar ya….
İltifatlara boğduklarına, itiraz ediyorlar ya…
Ellerini uzattıklarını, elleriyle itiyorlar ya…
Kalplerini yeşerttiklerine, hazanı yaşatıyorlar ya…
Mutluluk bahçelerini meyvelendirip, meyvelerinden uzaklaşabiliyorlar ya….
Bir bellediklerine, bir'ilerinden dolayı yüz çevirip o birilerini de başka bir'ileri için taa baştaki bir'iciğini hatırlayamıyorlar ya….
“Evvelim, ahirim sensin, üzerine gül koklamam gülüm” dediklerine ahir gelmeden evvel arkasını dönüyorlar ya…
Senin erkeğinim, (senin kadınınım) deyip yeminlerini imzayla haykıranlar, bir gün geçmeden ‘şiddetli geçimsizlikten imza atıyorlar ya…
Tek tekken bir olmanın hazzını yaşadığı bir gecede karısını delik deşik ettiği elleriyle tekrar ekmek yiyebiliyorlar ya….
Bildiklerim, gördüklerim, duyduklarım ağır geliyor kelime hazinemin yatağına. Ne kalbim, ne beynim…. Bundan böyle duygusuz.
Suskunum…
Can'ken ötekileşmek susturuyor dilini kalpleriyle konuşturanları.
Suskunum….
Öz'ken el olan yüreklerin ferah ferah yaşadıklarına şahit oldukça.
Suskunum…
Maviyken, karalar içinde kalanların yeşillendiğini gördükçe…
Sevgi toprağı…
Var mıdır bu toprakta tohumken güneşini ala ala yaşayanlar acaba?
Kelimelerini, korkmadan söyleyebildikleri yürekler var mıdır?
Sürülmemiş,
Kendini sürgünde hissetmeyen, yüreklerinde kilitsiz sandığa sahip olmayan, hiç vurgun yememiş…. Var mıdır ki?...
Suskunum…
Ben bu yürekle bundan böyle suskunum…
İçimdekiler ses'e dönüşmesin. Kilitsiz hapsettiğim o iki kelime değmesin değer vermeyenlere…
Düşmesin çorak yüreklere…
Susasa da çatlamış bağrıyla, kelimelerim damla düşmesin hayat verecek gönüllere.
Yüreğinde vicdan taşımayan yüreksizler kol gezdikçe, iklimlerden aşk'ı yaşamak ölüm olsun bundan böyle…
Kavgam dahi olmasın, sevgi toprağı tohumluyken sürenlere…
O toprağın her zerresinde; güven, sadakat, inanç ve aşk olmadıktan sonra kelimelerini yüreğine hapsetmelisin, belledim küçücük bir tohumken…